Okumadan Geçme !

Okumak fiili çağımızda yeterince anlaşılmıyor diye düşünüyorum. Ne yaptığını bilmeden ve öğrenmeden üniversite okumak, anlamını bilmeden Kur’an okumak, hastaya şifa duaları okumak, düşmana bela okumak, altındaki insanın canına okumak, güncel olayları okumak ve nihayet kitap okumak. Hemen hemen toplumun hepsi gibi okuma işlemi benim için de ilkokulda okuma-yazma öğrendikten sonra başladı. Ancak benim için o kadar kolay bir işlem olmadı. Denizler altında 20.000 fersah kitabını yaz tatili boyunca bitirememem ve Kaptan Nemo’yu yıllar sonra ancak öğrenebilmem; aile toplantılarındaki münazaralarda başarısız olmamdaki en büyük etkendi. Bu durum elbette böyle sonuçlanmaz, evin en küçüğü olmanın avantajıyla şımarıklık hakkımı kullanıp bir fıkrayla konuyu kapatma kabiliyetimi sergilerdim. Sonraları babam da işin vahametini gördü ve bana parasıyla kitap okuttu. Kural çok basit. Gün içerisinde kitap okuyacaktım sonra da kaç sayfa okuduğumu söyleyecektim ve paramı alacaktım. “Bari okuduğu yerlerden sorular sor” diyen anneme; Fuad yalan söylemez diyerek bana aşıladığı duyguları yeni yeni idrak edebiliyorum babamın. Peygamberler tarihini bu metotla öğrendim diyebilirim. Ben bu şartlarda kitap okuyordum ama yıllar geçtikçe gördüm ki herkes benim kadar şanslı değil. Kitap okuma alışkanlığını parayla edindim. Hiç edinemeyenler varmış. Klasik örnek: İlk ayet “Oku” değil mi? Demek ki ne iş yaptığımız ne halde olduğumuz önemli değil. Okumak farz. Zaten okudukça fikirleriniz gelişiyor, bilgisiz fikir sahibi olmanın insanı toplumda küçük düşürdüğünü görüyor ve daha az konuşmaya başlıyorsunuz. Hiçbir şey sebepsiz değil. Okuma faaliyetini sadece sosyal medyadan paylaşılanları okumak olduğunu anlayanlar var bir de. En zararlısı da bunlar. Hiç ayrıntıya girmeyeyim. Listenizdeki isimler şu an aklınızda. Tamam, paylaşmalarını, savunmalarını bir nebze anlayabiliyorum. Ya o konunun uzmanıyla tartışmaya girmelerine ne demeli. Yahu o kadar her şeyi biliyorsan biraz da haddini bil. Nasıl? İyi fikir değil mi? Konusu, dili, sayfa sayısı, yazı karakteri, kapak fotoğrafı, içeriği hiç önemli değil diyerek bundan sonra birine vereceğiniz ilk hediye bir kitap olsun. Çünkü hediye kıymetlidir. Kıymeti bilinir. Zorla da olsa gereği yapılır. Sevgi ve saygılarımla…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir